​Nereden Nereye...

Bugün bütün sosyal medya, haber siteleri ve televizyonlarda Sayın Cumhurbaşkanımızın Ukrayna programı kapsamında Ahıskalı ve Gagauz Türkleri ile görüşü geniş yankı buldu. İster istemez hayalim 2002, 2003 ve 2005 yıllarına gitti. Yani DATÜB’ün kuruluş öncesine...

Ellerimi açıp Allah’ıma dualar etmeye başladım ki, koridorlarda çürüyen, üçkağıtçıların elinde kalan, boğazından kesip parasını şarlatanlara veren milletimiz bugün saraylarda en üst düzeyde kabul görüyor. Hatırlıyorum, 2000’li yıllardı.. Biz Başkanımız Ziyatdin Bey ile konuşurken her zaman derdi ki, “Benim tek arzum, dileğim var. O da halkımızın birliğini, bütünlüğünü sağlamak. Onu tek çatı altında toplamak.” Açıkçası bunu ben de hayal olarak görüyordum ve bunu nasıl başaracağını kestiremiyordum. Ancak aradan 20 yıl geçti ve ben onun uzak görenliği, emeğinin sonuçlarını bugün görmekteyiz. Dediğim gibi, 1990’lı yıllardan DATÜB kurulana kadar milletimizin başına oynanmayan oyunlar kalmadı. Yanlışım varsa düzeltin ama Cumhurbaşkanı, Bakanlar, Belediye Başkanları bir tarafa dursun muhtarların bile kabulünde bulunmak bile zordu. Bugün bizim bir şeyi anlamamız gerekmektedir. Ziyatdin İsmihanoğlu’nun hiçbir tarife ihtiyacı yoktur. Ben, onu hiçbir zaman yerli yersiz tarif etmedim. Fakat olanı demek, söylemek gerek. Bunları eğer anlatmaz isek tarih bizi affetmez. Olanları milletimizin bilmesi gerek. Açıkçası milletimiz zaten bunları görmeye, bilmeye, duymaya başladı. Yani sonuçlar oldukça, ağaç meyve vermeye başladıkça, bu ağacın da bahçıvanının kim olduğunu milletimiz duymaya başladı. Sözsüz ki, bu Ziyatdin İsmihanoğlu Kassanov’dur.

Nereden nereye geldi milletimiz... Bugün Külliye’de ağırlanıyoruz. Hatta sadece Külliye bile değil devlet büyüklerimiz hangi yabancı devlete giderse gitsinler ister Cumhurbaşkanımız, ister Bakanlarımız, isterse de milletvekillerimiz ilk sırada Ahıskalıları aramaya, onlar ile görüşmeye çalışıyorlar. Aslında bu büyük bir olaydır. Kırgızistan, Özbekistan, Amerika ve Ahıskalıların toplum halde yaşadıkları başka ülkelere Türkiye Devletimizin temsilcileri gittiklerinde Ahıskalıları da unutmuyorlar, bizleri en üst düzeyde ağırlıyorlar. Bugün ise Ukrayna... Ukrayna ile ilgili Sayın Cumhurbaşkanımızın hizmetleri unutulmazdır. Tarihin sayfalarında öz yerini elbette alacaktır. 677 Ahıskalı Türk ailenin Ukrayna’daki savaş bölgelerinden çıkarılarak Erzincan'a yerleştirilmesi yine Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatı ile olmuştur. Bu sevgi bağını kuran, ortaya çıkaran güzel bir liderimiz var. 50 yıl, 100 yıl geçecek ve milletimiz Başkanımıza mutlaka bir anıt dikecektir. 15 - 20 yıl bundan önce bize mucize, hayal gibi gelebilecek şeyler artık bugün gerçekleşmektedir. Hayatımızın gerçeği oldu ve yapılan çalışmaların başında geliyor. Bundan güzel ne olabilir ki? Bundan daha güzel bireylerin olabileceğini ise sanmıyorum. Türkiye'mizin içerisinde Ahıskalıların hiçbir sorunu kalmadı. İnşallah diğer ülkelerde yaşayan milletimizin de sorunları kalmaz.

Benim asıl anlatmak istediğim şu ki, DATÜB’ün onca çalışmasını gören bazı muhalif düşünce sahiplerinin vatandaşlık, uzun dönem ikamet izinleri verildiği zaman susacaklarını düşündüm ancak susmadılar. Milletimiz, Ukrayna’dan getirildiği zaman belki susarlar diye bekledim ama yine olmadı. Yine birşeyleri kurcalamaya başladılar. Yapılan bunca çalışmaları görmezden geldiler. Külliye görüşmesinden sonra ortaya çıkıp boş boşuna konuşan, ağzına gelenleri konuşan üçkağıtçılar susacaklar diye bekledim ancak yine olmadı. Bekledim ki, en azından 10 Aralık Külliye’de DATÜB ve YTB organizasyonunda düzenlenen Ahıskalı Türklerin Sürgününün 75. Yılı Anım Programının büyüklüğünün karşısında susacaklar. Ama yine olmadı. Şimdi Ukraynadan çok güzel bir kare geldi. DATÜB Ukrayna Temsilcimiz Marat Rasulov kardeşim Sayın Cumhurbaşkanımız ile bir araya geldi. Konu yine elbette ki, Ahıskalılardı, iskanlı göçten geriye kalan ailelerin getirilmesiydi. Bu yolları bize açan Sayın Başkanımız inanın duadan başka bir şeyi hakketmiyor. Bu muhalifler susar mı yine konuşur mu bilmiyorum. Ama bırakalım da konuşsunlar, konuştukça kendilerini rezil ediyorlar. Bu kadar yapılan çalışmalara nasıl göz yumulur? Nerede görülmüştü bir Cumhurbaşkanı başka bir ülkeye gittiği zaman Ahıskalılar ile görüşsün, onların derdini dinlesin. Biz nerelerden bu günlere geldik. Tüm bunlar DATÜB ve onun Lideri sayesindedir. Benim demek istediğim şu ki, ne yapılırsa yapılsın tüm bu yolları bizlere açan DATÜB Genel Başkanımız Sayın Ziyatdin Kassanov’dur.

Yazımın sonunu Kazakistan Türk Milli merkezi Başkanı seçilen Ziyatdin Bey’in Türkistan görüşmesi ile bitirmek istiyorum. Yıl 2000. Kazakistan’da dernek faaliyetleri neredeyse sıfır durumunda. 130 azınlık milletin içerisinde sonuncu sıradayız. Bir kaç kişi ile Ziyatdin Bey önce Türkistan’a gidiyor. Ordan bir başlayayım diyor, oradan ise Almatı’ya doğru geleyim diyor. O zaman görüşmeye bir kaç kadın geliyor. Onlar da evde çocukları ile kalan ninelerimiz oluyor. Başka kimse gelmiyor. Ziyatdin Bey, o zaman bu bir kaç annemize birlik beraberlik ve halkımızın ışıklı geleceği anlatıyor. Kazakistan’ın her bölgesine dernek, temsililik binası olacağını, bunun ise daha sonra bütün dünyaya yayılacağını söylüyor. Başkanımız konuştukça ninelerimiz, “Bunun işi gücü mü yok, gelmiş burada bize hikaye anlatıyor. Bu dediklerini nasıl gerçekleştirecek. Bunlar olur şeyler değil.” dercesine başlarını sallıyorlar. Bundan tam 20 yıl geçti. Milletimizin bir ülkede tek çatı altında birleşmesini uyku sayanlara bugün Ahıskalıların toplum halde yaşadıkları 9 ülkede birleşme sağlandığının şahidi oldular. Bu birliğin ismi de DATÜB’dür. Bu birliğin başında ise Ziyatdin İsmihanoğlu Kassanov duruyor. İnşallah bundan sonra da her ülkeden böyle güzel haberler alırız.

Rövşan Memmedoğlu

Ahıska Gazetesi ve Türk Birliği Dergisi Baş Editörü