KARABAĞ AZERBAYCAN'INDIR!

Tüm dünya korona virüs salgını nedeniyle zor bir dönemden geçerken, salgın sürecini fırsata dönüştüren Ermenistan'ın Dağlık Karabağ’da sözde Cumhurbaşkanlığı seçimi yaparak uluslararası bir skandala imza atmaktadır.

Azerbaycan topraklarının yüzde yirmisini işgal eden Ermenistan, Karabağ’ın incisi, Azerbaycan kültür ve sanatının beşiği olan tarihi Türk yurdu Şuşa’da, 21 Mayıs’ta sözde cumhurbaşkanlığı yemin töreni yapılacağını ilan etmesi, bölgede şimdiye kadar Azerbaycan'la Ermenistan arasındaki sorunun barışçıl yolla çözüme kavuşması için devrede olan tüm uluslararası örgütlere rest çekmektir. Bu açık bir şekilde hukuku tanımamak ve halen işgal altındaki topraklar için barışçıl diyaloglar devam ederken hukuku ve uluslararası kanunları tanımamaktır.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 822, 853, 874 ve 884 sayılı kararları ile AGİT'in 27 Şubat 1993 tarihli Prag toplantısında Karabağ'ın Azerbaycan toprağı olduğuna dair kesin kararın yanı sıra AB, İslam İşbirliği Teşkilatı, TürkPa gibi onlarca uluslararası teşkilat tarafından Karabağ topraklarının Azerbaycan'a ait olduğunu ve Ermeniler tarafından işgal edildiğine dair hukuki belgelerle desteklenen açıklamalara rağmen Ermenistan bölgede yeni bir provokasyon türetmekle neyi amaçlamaktadır?
Sözde Ermeni Soykırımı edebiyatıyla yalanlarıyla Ermeni diasporasının yürüttüğü Türk Düşmanlığı yetersiz kalmış olacak ki, Ermenistan yapay Karabağ devleti ve onun uydurma Cumhurbaşkanlığı seçimi ile Güney Kafkasya bölgesinde yeni nifak tohumu ekerek farklı senaryoları gündeme taşımanın peşindedir.
Dünyada, Ermenistan’ın da aralarında bulunduğu hiçbir devlet ve uluslararası kurum ve kuruluşun tanımadığı bir işgalci yönetimin kendisini devlet olarak ilan etmesi ve sanki gerçek devletmiş gibi Cumhurbaşkanlığı seçimi yapması uluslararası hukuka aykırı olan, sırtını Amerika başta olmakla Batı dünyasında ve Rusya’da etkili olan Ermeni lobisine dayayan zorba yönetimin hukuku tanımayan hadsizliğidir.
Hukuki olarak geçerliliği olmayan sözde Karabağ Parlamentosu’nun almış olduğu kararla gerçekleştirilen sözde Cumhurbaşkanı seçimi Ermenistan'ın dünya kamuoyu nezdinde güya bölge barışını arzuladığına yönelik söylemlerinin riyadan ibaret olduğu hakikatini ortaya koymaktadır. Ermenistan, konuşmalarında mazlum ve mağdur edebiyatını aslında işgalci kimliğini kamufle etmek amacıyla kullandığını bu son ve hukuk tanımaz tavrı ile çok net şekilde belirtmiş oldu.
Ermenistan, Karabağ’da sahte Cumhurbaşkanı seçimi ile sadece Azerbaycan’ı değil tüm bölgenin geleceğini zor duruma düşürmeyi hedeflemektedir.
Batı ile Rusya arasındaki ülke yönetimi ile ilgili çekişmeli durum, özellikle son açıklamaları ile Rusya’ya rest çekerek Amerika’ya yeşil ışık yakan Paşinyan aracığıyla Güney Kafkasya’ya "davet edilmeyi bekleyen" güçlerin iştahını kabartmaktadır.
Bölgeye Orta Doğu ve Doğu Akdeniz senaryolarıyla müdahile etmeyi planlayan ama Türkiye'nin hamlesiyle planları şimdilik suya düşen devletlerin Güney Kafkasya üzerinden yeni ve faklı hamle ihtimalini göz ardı etmemek gerekiyor.
Tüm yaşananlardan hareketle, Türkiye devlet ve millet olarak Can Azerbaycan'la her türlü kardeşlik ve bir millet iki devlet olmanın ötesinde, bölgede barışın sağlanması ve uluslararası hukukun çiğnenmemesi için Azerbaycan topraklarını işgal ederek burada sahte bir devlet yaratmanın hesaplarını yapan sahte Karabağ yönetimi ve onun gerçekleştirdiği sözde Cumhurbaşkanı seçimini şiddetle kınamakla kalmamalı, dünyanın tüm ilgili teşkilatlarından Ermenistan devletinin hukuksuz eylemine karşı ciddi önlem alınmasını talep etmelidir.
Bölgede, bölücülüğün yaygınlaşmasını önlemek için sahte rejimin sahte başkanını destekleyen Ermenistan ciddi şekilde ve en sert biçimde uyarılmalıdır.
Sahte ve hukuksuz şekilde ilan edilen Karabağ cumhuriyetinin başkanlık seçimi Hocalı Soykırımı başta olmakla Ermenistan’ın işgal ettiği topraklarda hayatlarını kaybeden Azerbaycan Türklerinin ruhlarını, hazırda işgal nedeniyle doğma topraklarına gidemeyen insanların vicdanlarını çok derinden yaralamakla birlikte bölgede telafisi imkansız çetrefilli problemleri doğuracaktır.
Biz, Dünya Ahıska Türkleri Birliği (DATÜB) olarak 9 ülkede yaşayan Ahıskalı Türklerin adından, bölge barışını baltalayan Ermenistan’ı uyarıyor, işgal altındaki topraklarımızda gerçekleşen tüm hukuksuz eylemlerden vazgeçmesini, uluslararası hukuka riayet etmesini talep ediyoruz.
Ayrıca, Türk milleti adından ülkemizin tüm STK ve duyarlı vatan evlatlarına sesleniyor ve çağrıda bulunuyoruz: Ermenistan’ı sosyal medya platformlarında; Twitter, Instagram, Facebook üzerinden protesto edelim, uluslararası kuruluşların sosyal medya hesaplarına ve elektron postalarına bu hukuksuzluğu duyurmak için protesto mesajları atalım...
#KarabakhisAzerbaijan
#Stoparmenianaccupation